← Back to Read & Learn
Memoir · Book sample

From Kızım Mavi

Complete first narrative chapter, preserving its original language.

Content language: Turkish · Learning language: Not specified

BÖLÜM 1

HAYATIMIZIN ORTASINA DÜŞEN BOMBA

24 ŞUBAT 2022, 7.30, PERŞEMBE, İZMİR

Evrenden sadece bir dileğim vardı, o da anne olmak. Bu kadar basitti ama sonrasında başımıza gelenlere inanamıyorum!

Biz kendi çekirdek ailemizi kurmak, herkes gibi çocuğumuzu büyütmek istiyorduk. Bütün yıl çalıştıktan sonra sadece bazı hafta sonları yakın yerlere kaçıp bir nefes almak, senede bir kere yaz tatiline gidebilmek, çocuğun okul parasını biriktirmek gibi küçük dertlerle yoğrulmak gibi hayaller kuruyorduk.

Mesleğim gereği izlediğim dizi ve filmlerde, alt yazıları İngilizceden Türkçeye çevirirken yaşadıklarımıza benzer durumları gördüğümde “Senarist uçmuş!” ya da “Yok artık!” derdim. Şimdi içinde bulunduğumuz duruma ise ne diyeceğimi bilmiyorum.

Anne olabilmek, yavruma kavuşabilmek için bugüne gelene kadar birçok zorluk atlattık. Her seferinde kendimi avutmak için “Geçti gitti işte! Daha kötü ne olabilir ki?” dedim. Sanırım yanlış soru sormuşum. Bu soruyu her sorduğumda cevabı katlanarak geldi.

Bizim nesil, bir önceki binyılın, son yüzyılının, son çeyreğinde doğup yeni bin yılın başlangıcına tanıklık eden şanslı bir nesil diye düşünürdüm. Öyle ya, ülkeler arasındaki kanlı savaşlar, salgın hastalıklar geçtiğimiz binyılda kalmıştı. Teknolojinin ilerlediği bir dönemdeydik. Tıp belki her şeye çare bulamamıştı ama teşhis ve tedavi yöntemleri oldukça gelişmişti. Tanklı, toplu meydan savaşları oyun konsollarında seçtiğimiz avatarlar aracılığıyla kan dökmeden yapılır hâle gelmişti. Konsolun “kapat” tuşuna basınca da bitiyordu. Oysa şu anda yaşanan durumun bir “kapat” tuşu maalesef yoktu.

İki saat önce Rusya, Ukrayna’nın başkenti Kiev’e bombalar yağdırmaya başladı. Oyun değil gerçek. Avatarlar değil, kanlı canlı insanlar ölüyor. Arada koca bir denizin olduğu ve 2.000 kilometre uzaktaki bir savaşın beni bu kadar dehşete düşürmesinin nedeni ise kızımızın doğumuna üç hafta kalmış olması.

Konu, hamilelikte hormonlarımın sapıtması ve bu nedenle her şeyden etkilenmem değil. Kızımı doğuracak kadın şu an bombalanan şehirde bir yerlerde ve ben ondan haber alamıyorum.

Birbirini seven bir çift olarak mutlu yuvamızı çocuk kahkahalarıyla doldurma arzumuz başımıza olmadık işler açtı. Üstelik savaştan önce bir de salgın hastalık gördük. Bu karmaşık duruma benim fobim sebep oldu ve sıra dışı yollara başvurduk. Çünkü Ahmet de ben de elimizden gelen her şeyi yapmadan kadere razı gelen karakterler değiliz. Bir çocuğumuz olsun istiyorduk ve bunu ne şekilde olursa olsun yapacaktık.

Şimdi düşününce belki de kaderi fazla zorlamamak gerekirdi diyorum. Özene bezene hazırladığım odasında yere oturmuş, kızımızın hayata tutunduğunu işaret eden, kimsenin göremediği o soluk kırmızı çizgiyi gördüğümüz gün aldığımız kırmızı ayakkabılara bakıyorum.

“Allah’ım, biliyorum, bilerek yapmasam da zora düşünce seni anıyorum ama sana yalvarıyorum bize yardım et. Bir çıkış yolu göster, bizi kızımıza kavuştur” diye içimden dua ediyorum.

This reading preserves the complete source section, including its original examples and any translations already in the book. It has not been rewritten or translated for this preview.